Sesli Makaleüst menü

İstanbul’un Ortasında Bir Labirent Kapalı Çarşı

0

İstanbul’un Ortasında Bir Labirent: Kapalı Çarşı
Kapalı Çarşı’nın günümüzde haritası

Kapalı Çarşı’nın günümüzde haritası

İstanbul’un coğrafi olarak doğuyu ve batıyı bir araya getiren konumunun ve içinde barındırdığı her milletten, farklı kültürlerden insanları bir potada eriten kapsayıcılığının en önemli faktörlerinden biri şehrin önemli bir ticaret merkezi olmasıydı. Bizans İstanbul’unda da Osmanlı İstanbul’unda da şehrin ticari yönü daima ön plandaydı; doğudan gelen baharatlar, değerli gümüşler, ipek kumaşlar İstanbul limanlarına getirilir ve buradan Avrupa’ya dağılırdı. Tarım olanakları oldukça kısıtlı ve nüfusunun da yüzölçümüne göre çok kalabalık olduğu bu şehirde yaşayan halk da ihtiyaçlarını çevre bölgelerden getirilen malların çarşılarda satılması suretiyle karşılardı. Yaşayan bir organizma olan bu şehrin kalbinde daima rengarenk eşyaların satıldığı cıvıl cıvıl çarşılar vardı ve bu çarşılarda toplumun her kesiminden insanı görmek mümkündü.

Tarihi Yarımada’nın hala en canlı mekanlarından biri olan ve Kapalı Çarşı olarak bildiğimiz Büyük Çarşı asırlarca İstanbul’un en büyük ticaret merkezlerinden biri olmuş, kurulduğu vakitten bu yana eklenerek daha da büyümüş ve günümüzdeki halini almıştır. Çarşı’nın bulunduğu alanda Bizans döneminde de bir alışveriş alanının bulunup bulunmadığı tartışmalı bir konu olsa da Kapalı Çarşı’nın ilk olarak fetih döneminde Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’u müslüman bir Osmanlı şehrine çevirdiği vakitte inşa edildiği görüşü bugün geçerliliğini korumaktadır. Dolayısıyla Çarşı-yı Kebir diye de adlandırılan ve şehrin tam ortasında yer alan Kapalı Çarşı bir anlamda bir “İslam şehri” eseridir. Nitekim dönemin tarihçileri Tursun Bey, Kritovulos ve Ducas da Çarşı’nın II. Mehmed tarafından yaptırıldığını söyler. Bu kaynaklara göre fethin hemen arkasından inşaatlara başlanmış ve 1460-61 yıllarında çarşının merkezi tamamlanmıştır. Evliya Çelebi de aynı şekilde çarşıdan bahseder ve bu görüşü destekler;

“Eski Bedesten, İstanbul’un kalabalık ve seçme yerinde, Osmanoğulları’nın büyük hazinesidir ki, güya kahkaha kalesidir. Bütün sefere gidenlerin, vezirlerin ve ayanın malları buradadır ki, yer altında nice yüz demir kapılı mahzenleri vardır. 857 (1453) senesinde Fatih Sultan Mehmed tarafından yapılmıştır.”

Çarşı’nın tarihçesine gelecek olursak 15. yüzyıl ortasında fethin ilk vakitlerine İstanbul’un imar ve iskan planlarıyla bir Osmanlı şehrine çevrildiği zamana gideriz. Dönemin kroniklerine göre fethin hemen akabinde kurulacak vakıflara gelir olması adına II. Mehmed’in isteği ile çarşının yapımına başlanmıştır. Günümüzde Kapalı Çarşı diye adlandırdığımız bu dev labirent tarihte Büyük Bedesten, Bezzazistan, Büyük Çarşı, Çarşu-yı Kebir, Cevahir Bedesteni gibi isimlerle anılmıştır. Bu dönemde Matrakçı Nasuhi’nin eserlerinde de görülür ki çarşının etrafına kurulu dükkanlar ile merkezdeki iki bedestenin arasından tepeden bir çatı bağlantısı o dönem için yoktur. Ancak zamanla Kapalı Çarşı etrafındaki dükkanları ve dükkanların bulunduğu sokakları da içine alarak üzerine çatı inşa edilmiş ve bu şekilde devasa bir Kapalı Çarşı oluşmuş, günümüzdeki halini almıştır.

Kapalı Çarşı’nın 1886-87 yılına ait bir planı,

Kapalı Çarşı’nın 1886-87 yılına ait bir planı,

Cevahir Bedesteni ve Sandal Bedesten diye anılan iki çarşı birleşmiş, arasında ve çevresinde kalan dükkanları da içine alarak hamam, karakol, postane ve ufak mescitler dışında bir camiinin dahi bulunduğu kocaman bir kompleks haline almıştır. Farklı meslek gruplarıyla iştigal eden dükkanların üstleri zamanla kagir bir çatı ile örtülmüş ve çarşı daha da genişletilmiştir. Bugün çarşının kalbi yukarıda bahsedilen iki bedestendir. Öncelikle dükkanları ahşaptan yapılmaya başlanmış ancak daha sonra zamanla kagire dönüştürülmüştür. Bunun sebebi yapıldığı ilk zamandan bu yana Kapalı Çarşı meşhur İstanbul yangınlarından nasiplenmiş, depremlere maruz kalmış olmasıdır. Sık sık yapılan onarımlar ve kagir mimarisi ile bugün çarşı hala ayaktadır. 

“Kapalıçarşı”, 19. Yüzyıl, Amade Preziosi

“Kapalıçarşı”, 19. Yüzyıl, Amade Preziosi

Cesare Biseo’nun çizdiği “dolap” dükkan, Edmondo De Amicis, Constantinopoli eserinden (1882)

Çarşının merkezindeki iki bedestenin yanında 64 cadde, 16 han, sağlık ocağı, polis karakolu, bir camii, bir hamam ve gümüş, halı, antika gibi değerli eşyaların satıldığı üç binin üzerinde dükkan vardır. Osmanlı döneminde bu dükkanların çok farklı bir yapısı vardı, dolap sistemi adı verilen kepenkleri yukarıdan indirilip altında dükkan sahibinin oturduğu bir peyke bulunan farklı bir mekanizma ile çalışırlardı. Bu şekilde sıra sıra asılan mallar kolay teşhir edilebilir hale gelirdi. Her sokakta başka kategoride dükkanların bulunduğu çarşının içi kalabalık, cıvıl cıvıl ve gürültülü olurdu. Dükkan sahipleri bağırarak müşterileri çağırır; farklı milletlerden oluşan müşteriler beğendikleri mallar için pazarlık yapardı. Kadınlar, çocuklar ve erkekler; birçok insan alışverişini buradan yapardı. Osmanlı’nın son dönemlerinde batılılaşma hamlelerinde sonra dahi Kapalı Çarşı hala eskisi kadar renkli ve canlıydı. Sadece yerel halk için değil, aynı zamanda Avrupa’dan ziyaretçi, elçi, sefir olarak gelen insanlar için de apayrı bir cazibe merkeziydi. 19. yüzyılın sonlarına kadar İstanbul’un ticaretinin büyük bir oranı bu dev labirent çarşının içinde dönüyordu.

Kapalı Çarşı’da bir dükkan fotoğrafı, 1880

Kapalı Çarşı’da bir dükkan fotoğrafı, 1880

Cumhuriyet kurulduktan sonra artık imparatorluk şehri kimliğinden yavaş yavaş sıyrılan ve bir metoropole dönüşen İstanbul’da Kapalı Çarşı uzun süre eski canlılığını sürdürmeyi başarmıştır. 1950’lerde Kapalı Çarşı hakkında gözlemlerini yazan Refik Halit Karay Çarşı’nın o günkü durumundan şu şekilde bahseder,

“Kapalıçarşı yalnız eşya alışverişi bakımından değil, İstanbul’ un kadın erkek münasebetleri dolayısı ile cemiyet tarihimizde iz bırakmıştır. Çarşı sayısız nesilleri asırlarca damı altında toplayıp, yakınlaştırarak gönüller alınıp verilen bir muhabbet pazarı olması cihetinden de bir başka çeşit abide ve yadigardır. Kapalıçarşı, İstanbul’un hayatı boyunca sürüp gitmiştir. Hatta ben o fikirdeyim ki şimdiki yarı çökmüş ve güzelliğin camisi yıkılıp, ancak mihrabı yerinde kalmış olan büyük abidemiz çarşıdan, cinsi cazibe elini eteğini henüz çekmiş sayılmaz. Orada hala ılık ılık bir şeyler olduğunu, tatlı tatlı bir şeyler döndüğünü duyuyorum.”

Çarşı’nın rengarenk ve neşeli ortamı Orhan Veli’ye de ilham olmuş ve neticesinde 1947 yılında şairin Varlık Dergisi’nde yayınlayacağı bir Kapalı Çarşı şiiri ortaya çıkmıştır. Şiirin sonunu “Kapalı çarşı deyip geçme, / Kapalı çarşı, / Kapalı kutu.” ifadesiyle bitiren Orhan Veli metaforik olarak hayatın gizemlerini ve insanların sırlarını anlatmak için Kapalı Çarşı’yı seçmiştir. Bu dönemde dahi çarşı eski yapısından bir şeyleri korumuştur.

Restorasyon sonrası günümüzde Kapalı Çarşı

Restorasyon sonrası günümüzde Kapalı Çarşı

Günümüzde Kapalı Çarşı uzun yıllar boyu geçirdiği tahribatlara rağmen hala ayaktadır ancak dükkanların modern yapıları, cam vitrinler ve inşaatlar ile eskidenki görüntüsü kaybolmuştur. Led lambalar, her yerden çıkan kablolar, kötü şekilde onarılmış duvarları ile eski renkli atmosferini  göz yoran, keşmekeşli bir hal almıştır. Yine de Kapalı Çarşı hala turistlerin en fazla uğradığı alanlardan biri olarak cazibesini sürdürmektedir ve hala içinde yaşayan bir dünya vardır. Bu şekilde Kapalı Çarşı hala İstanbul’u İstanbul yapan belki de en önemli ve en otantik ticaret merkezleri arasında yerini alır.

Kaynakça:

  •  Arzu Erçetin, “Geçmişten Günümüze Gelişen Mekan Kurgusu İle Kapalı Çarşı”, The Turkish Online Journal of Design, Art and Communication – TOJDAC ISSN: 2146-5193, April 2019 Volume 9 Issue 2, p. 68-77
  •  Sharon Wohl, “The Grand Bazaar in Istanbul: The Emergent Unfolding of a Complex Adaptive System”, Iowa State University, 2015
  •  TDV İslam Ansiklopedisi, Semavi Eyice, “Büyük Çarşı”, 6. Cilt s. 509-513
  • Rifat Dedeoğlu, Kahve Vakti, “Şark Gitti, Garb Gelmedi”, (Çelik Gülersoy ile bir röportajı) s. 16-18
  • Dünden Bugüne Tarihi Osmanlı Çarşıları, Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu, 2019

 

Vipre Antivirus Review

Önceki

hoşunuza gidebilir

Yorumlar

CEVAP BIRAKIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Daha Fazla Sesli Makale